26 Haziran 2010 Cumartesi

kendime yeşil çay yaptım; içine buz, nane, limon fln koydum. Öle kendimi kandırıyorum kokteyl içer gibi yudumluyorum fln. Arkadaş önerdi şimdi nesfit diyeti varmış. Böyle sabah öğle akşam nesfit yiyorsun fln. İşte bi kahvaltı serbest. Hooopp serbest dediysek nutella gelmesin hemen akla. Neyse hayatımın her günü bugün yediklerime dikkat edicem diye iç sesimle işbirliği içinde başlıyor ve günün sonunda genellikle günün belirli bi saat dilimini tatlı kriziyle geçirmiş olarak bitiriyorum. Ve eğer şanslıysam o saat dilimi iki günlük kalori ihtiyacından daha az kaloriyle geçiyor. Şimdi düşünüyorum da o nesfit diyetini yapsam adı iki günde çikolatalı nesfit diyetine çıkar ve benim için hiçte karlı olmaz.

22 Haziran 2010 Salı

olur öle..

Of Ayça of, saçmasapan şeylere takılmasaydın şuan kafandaki soru:"İspanya mı yaz okulu mu?" olmicaktı..
kaç senedir gitmek istedğim barcelona, evet hakettim, yalan oldu=(

20 Haziran 2010 Pazar

hey! romantik komedi filmler kandırmayın artık insanları.Hoşsunuz, eğlencelisiniz ama gerçeklikten çok uzaksınız. Klişelerden ilerliyorsunuz bi kere hep.Önce iki insan birbirini görür beğenir, araları olur sonra bi sorun çıkar uzaklaşırlar, biri diğerinin ayağına gider ve mutlu son. Şuan izledğim film de böyle olucak daha 15nci dk dan belli yani. Nese umutluyum izlicem belki farklı bişi olur. Bir mucize felan.. Kız hep nazlanıyor böyle filmlerde. Kaçan kovalanır hesabı. Bide en basit şeyde popolarını(kibarım, kibarız) dönüyolar birbirlerine, hadi hayırlısıııı

şiiiişşşt diye koro halinde geriye dönen insan topluluğu, sürü psikolojisi her yerde.

hep o aileden birinin(ana-baba) ölmüş oldugunun anlaşılmasını sağlayan soru sorulur. soruyu soran dağılmşcasına triplere girer, üzülür bozulur. Bu romantik komedi filmimiz çok romantikse duygusal anlar yaşanır çift birbirine iyice bağlanır.

erkek özel bir yere götürür, kadının ağzı kulaklarına varır,sırıtır fln. Hemide servisi erkek yapar sandalyeye oturtur, şarabını koyar. O görmeye alıştığımız romantik iki kşilik masa..(he asıl kadın blki şarap sevmiyo, sordun mu?, niye hep şarap)

19 Haziran 2010 Cumartesi

ehh yetti beaaeeaa

arkadaş elini kolunu sallıya sallıya giden her şahsiyet tıpış tıpış dönüyor işte. Bir elin parmaklarını geçti beaa. Len madem gelceksiniz bari istedğimde burda olun bir kere de denk gelsin birini istememle onun beni istemesi. Hayır sonra siz üzlüyosunuz ondan diyorum:)
Şuan bi ark not ortalamamı sordu btün keyfim kaçtı. bakıp geliyorum, veya hiç gelmiyorum, gidiyorum buralardan, dağa çıkıp ilkel hayat yaşarım belki.

18 Haziran 2010 Cuma

maymunuz maymunsunuz


güneş, solaryum ve türlü bronzlaştırıcı ürünlerle böcek gibi simsiyah olan kadınlar. Yazık ediyosunuz kendinize cilt kanseride yakındır hea bir de güzel de gözükmüyorsunuz malesef.

Dün bi rus abla gördüm de koca poposuna geçerdiği dar pantalonun altına babet giymiş, teletabi olmuştu tam. Bide paytak paytak yürüyodu fln..

Türbükündeki Maki'ye artık büyükbaş hayvn da girebiliyor. Kıroyum ama para bnde hali, pezo gülüşü, kızları götürmeye hazır duruşu, abartılı kaslı vüjudu..
Yazdığım upuzun yazıyı kaydetmeyi unutmuşum ve ne yazdığıma dair en ufak bi fikrim yok, zorluyorum balık hafızamı ama yok işte, boş levha. Napalım artık o yazıları es geçmek gerekiyomuş diyip yola devam. İlk kez bu tatilde, laptopun etkisiyle olsa gerek diye düşünüyorum ki bu tek faktör değil biliyorum, tatilin bir bölümünü odada geçiriyorum. Geliyorum odaya feysbuktan uykusuz ve penguen sayfalarından karikatür okuyorum yarıla yarıla, bizimkilere gösteriyorum güldüğüm şeyleri, nezaketen gülümsüyorlar fln.
Çok gerginim ya.. Kızıyorum kendime büyük ihtimal 3 dersten kalıcam ve utanıyorum işte kendimden. Aileme de çok güzel bir fırsat vermiş durumdayıp söylenmeleri için, her şeye karışmaları için. Hadi bi derste uyuyakalıp sunuma gidemedim, diğeri de ns işte fizik basmıyor fln desek(ki gereken çabayı da harcamadım)e hist in finalinden niye 30 aldım ya neden yani? İşin kötüsü çalıştım ve şuan düşündüğüm şey eğer çalışmayıp girseydim kafam daha rahat olurdu, kolay sıkardım. Hadi diyelim yazamadım 30dan ne kadar düşebilir ki notum. Of neyse bu konuyu kapamak istiyorum. Açmak istediğim konu kaldı mı zaten bu aralar.(arkadaşlarla tatil hoş olabilir)
Bu aralar paso lenny kravitz, santana fln dinliyorum. Beni soktukları ruh halini seviyorum gerçekten
He müziklere fln değinmişken demet akalını duymaktan bıktım artık ya. hele şu tecrübe midir nedir ne iğrenç bi şarkısın. Dinlemicem seni inat ettim. Yani zor tabi duymamak ve ezberlememek, başka şarkı yokmuş gibi günde 3 posta çalınıyor.
Dün türkbüküne yemeğe gittik. Önce bi sahili turladık fln tanıdık simalar gördüm hep. Aynı orta yaş üstü kadınlar kimbilir kaçıncı bileziklerini alıyorlar. Hemide baya bi enayi yerine konularak, fiyatlar daha fazla şişirilip insanlar o dandirik şeylerle daha fzla kazıklanamaz heralde. Gözüm yürürken yengemi ve amcamı aradı olur da karşılaşırız fln. Galiba ikisini de özlemişim. Şeytan dürttü git bi evlerine bak, "napıyosunuz sie yeaa" die çemkir.. Neyse aynı giyimli ve estetikli kokonaları geride bıraktık geldik yemek yediğimiz yere. Miam mıydı neydi yemek yedğimiz yer doğrusunu öğrenip yazıcam.. Her neyse yediğim makarna güzeldi hoştu ama piazzadaki aynı makarna bile daha iyi ve arada 14milyon fark var. Sonra annem schnitzel yedi de böyle basit bir tabak gelmemişti hiç önümüze, fiyatını da söylemicem ama üzülüyor insan. Niye bunlara değindim bilmiyorum ama yemekten sonra gittiğimiz marina yacht club baya eğlenceliydi. Annemlerden ayrıldım önlere geçtim, her zmn yaptığım gibi grubun bateristini kestim.(İstanbul gelişim orkestrası)Grup üyeleride baya iyi hani. Neco,Onno Tunç, Atilla Özdemiroğlu(6enstruman çalıyor).. Neyse işte elimde tel mesajlaşırken adamın teki dayanamadı önceki muhabbetimizn samimiytne güvenerek " oo bu ortam da değilsin, olmaz ki, dans et bakiyim vıdı bıdı" bşyler dedi.Amca baya tatlıydı:)Sonra grubun kadın solistyle konuştum da kadın bana baya ilham verdi, şimdi yazamicam üşendim ama dediklerini de kazıdım.

13 Haziran 2010 Pazar

dün ve bugün

bizimkiler beni yurttan almaya 0(yazıyla sıfır)! bavulla geldiler. Bende odamdan daha fazla eşya barındıran yurt eşyalarımı çingene gibi tek tek torbayla taşıdım. Evet, beni görmediniz çünkü kafamı kaldırıp kimseyle göz teması kurmadım.

gayet güzel oturmuş palladyumda yemek yerken hemen masamın hizasındaki popeyes görevlisinin dk da 5-10kere "buyruğnn hoşgeldiniz." demesi ve bi süre sonra bu cümleyi kafamda adamdan daha sık tekrar eder hale gelip kendime işkence edişim.

erkeklerin kızlara facebooktan yazma çabası ve her seferinde gelen o aynı bahane: burdan konuşamıyoruz, zor oluyo,hiç sevmm feysbuktn konuşmayı,istersen msnden devam edelim(ahahaha). Msnini verseneee..(!,neyse konuşmiyim şimdi)

dedeler:S(lan siz naaptınız yav)selimcan sorarım sana telin niye böle çalıyo, millet yanlş anlar ama:)

öküz trene niye bakar, "öküz" olduğu için mi?(la havle vela kuvvete)abi rol biçmeseniz

içimde kimler var bi türlü karar veremiyorum, ayıklayamıyorum, herkese yetemiyorum

sevgili steakhouse menu yine canıma okudun, üstüne tatlı da gidiyor hani

ebeveynlik olgusuna karşı bir garezim var. Biz mi seçtik yaeeuu. genetik flan yalan, bir sonraki yazımda kanıt da gelicek. Neyse konuyu saptırmadan söyleyeceğim benim ideal çekirdek ailemde arklarla olan bir oluşum da mevcut efendim. Hemmen popüler kültürden herkesciklerin bildiği bir örnek veriyim. How i met your mother(amaaaaan demeyin).Çok ta eğlenceli gözüküyor. Biz seçiyoruz yahu hem, bedel ödiceksen de öde yani. Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar demişler. Yok yok yanılıyorsun kardeş, gereken değeri verirsen,iyi bir insan olursan(şirinleri hallettik tmm), yılların ve paylaştıklarının etkisiyle dostun da ağlar salya sümük.Hem aynı çağın insanısınız.Günün şartlarına uyan bir çözüm de bulur belki sana. Çabuk severim ben insanları. Kaç kere kazık yedim hala güveniyorum işte.. o zmn nasısııın:D

12 Haziran 2010 Cumartesi



bir dinle bakiyim sevcen mi?
jason mraz: dynamo of volition,lucky,butterfly,geek in the pink..
adam sempatik beyler.

11 Haziran 2010 Cuma

bazı anlar var uzadıkça uzasın istiyosun. Vakit donsun, saatler dursun dileğince keyfini çkar o zamanların. Veya tekrarlansın bir kereyle kalmasın. Bazı insanlar var ayrılması çok güç oluyor, vedalaşamıyorsun sözcükler anlamını kaybediyor. O çok keyifli anlarla değerli insanlar bi araya geldğinde işte bazen kelimeler bir araya gelemiyor. Susmak bazen en güzelidir derler. İşte o hep öyle olmuyor, içinde kalırsa o söylemek istediklerin hep bir şeyler dokunur hale geliyor.
Biraz genelleme yapmak gerekirse şuan yurttan ayrılmak zor geldi bana. Eceden, meltemden,ışıldan... ayrılmak. Uzasın istiyorum o unutmaya korktugum anılar veya tekrar yaşansın o yerlere yatarak güldüğümüz günler. Geriye bakmadan yürümek zor, özlememek zor, özenmemek zor bnm için. umutluyum ama.

dans etmek..
hiç bir şeyi düşünmeden
sadece bir sonraki hareket aklımda ve başka her şey sıradan o anda..
böyle bazı şeyler alınır elinden türlü bahanelerle işte bnmde seneler önce birbirinden saçma nedenlerle dans tutkum yarıda bırakıldı.
bir konuşma geçmişti ilk latin hocam Kortesle.(madem böyle okunuyor e o zmn böyle yazılsın)Bana İtalyaya gidip onunla turnelere katılmamı çok yetenekli olduğumu söylemişti. Tabi önce iyi bir eğitim almam gerekiyordu fln. Neyse, canım ülkemin belirli başlı meslekleri var hepinizinde bildiği kadarıyla. Bu ülkede ya doktor olunur ya mühendis ya da öğretmen. Geri kalanlar ya küçümseniyor ya da onlara gereken değer verilmiyor. Benim de dans maceram yarım kaldı işte, hemde kaç kere. Kaç kere benim sevgili ailem o bahsettiğimiz zihniyetin esiri olarak dansımı yarıda bıraktırdı. Şimdi bi yanım hala çok seviyor dansı ama eskisi gibi isteyemiyorum tabi, sanki emek vermek de istemiyorum. Bir korku var çünkü her an biri gelicek, kolumdan çekip beni götürcekmiş gibi. Bazen hala gözlerim dolar bir dans videosu izlediğimde. Sinirleniyorum da işte.Ben ne olursa olsun seviyorum dans etmeyi.
Hani küçükken hepimiz bir şey olmak isteriz ya ilerde ama genelde çok alakasız şeyler yaparız ki ailede bilir, güler,ciddiye almaz. İşte ben küçükken hiç şunu olmak istiyorum demedim ama şimdi benim bir hayalim var..

? .


daha bir şeylerin yeni yeni heyecanını yaşarken kendini şokunu atlatmaya çalışır halde bulmak..
hiç size de oldu mu?
olmasın, mümkünse hiç olmasın:)

işte öyle bir şey..


Seni her ruh haline sokabilen , her türlü duygudan çekip çıkarabilen müzikler..
önünüzde eğiliyorum. Hele ki ailenin dırdırını duymamak için; işte bir şeyler söylerken onlar "hee valla öyle" deyip geçebilmek için paso kulaklıkla dolaşmak ideal bir yöntem gibi gözüküyor bana bu bir haftalık Bodrum tatilinde..=/
sadece aile değil tabi, müzik içimdeki her acıyı susturup geçiştirebilen bir yardımcı aynı zamanda. Bakalım bu seferde yardımcı olucak mı bana?

hanson-go
put your lights on-santana

bu ikiside yazıyı yazarken biri rastlantısal biri de seçim sonucu dinlenmiş iki şarkı